Embed

JEOMORFOLOJİ(YER YÜZÜ ŞEKİLLERİ)

                                  JEOMORFOLOJİ(YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ)                                          

Coğrafyanın en önemli bölümünü oluşturan coğrafya fiziki coğrafya’da yeryüzü şekillerini inceleyen bilim dalı jeomorfolojidir.  Yeryüzü şekillerinde değişiklik meydana getiren süreçler fiziki Coğrafya’nın metotlarına göre açıklanmaya çalışılmaktadır.

    Yeryüzü şekilleri dağlar, platolar ve ovalar gibi üç ana kategoride ele alınabilir. Jeomorfoloji bilim dalı, çok çeşitlilik gösteren yer şekillerini, oluştukları bölgeler  , özellikler, benzerlikler, iklim vs. gibi farklı özelikler dikkate alarak gruplandırmaktadır.bu sayede yer şekillerini tanımak daha kolay olmaktadır.Büyük yer şekilleri grupları şunlardır:

Ø  Flüvyal (Akarsu) Topografya şekilleri

Ø  Karstik topografya şekiller

Ø  Volkan topografyası şekilleri

Ø  Kurak ve Yarı Kurak Bölgeler Topografyası şekilleri

Ø  Glasiyal (Buzul) Topografya şekilleri

Ø  Kıyı Topografya şekilleri

Ø  Farklı yapılar üzerine oluşan topografya şekilleri

 

FLÜVYAL (AKARSU) TOPOGRAFYA ŞEKİLLERİ

Yeryüzünde en etkili topografya grubu akarsu topografyasıdır. Kutup bölgeleri, kurak bölgeler , ve dağların zirve kesimleri dışında kalan Dünya’nın  bütün bölgelerinde akarsular yer almaktadır.Yeryüzünün çok farklı alanlarında akarsuların aşındırma ve biriktirmelerine  bağlı olarak farklı yer şekilleri oluşmaktadır.Bu yeryüzü şekillerinin başında vadi çeşitleri , drenaj sistemleri ve diğer aşındırma biriktirme şekilleri vardır.Bütün akarsuların derelerin görevi birikinti konisi oluşturmaktır.

VADİ ÇEŞİTLERİ: Vadiler yeryüzünde en sık rastlanan yer şekillerinin başında gelmektedir. Soğuk ve kurak iklim bölgelerinde bile görülen vadilerin en sık olduğu yerler yarı nemli ve nemli iklim bölgeleridir.

     Kertik (V Profilli) Vadiler: Henüz başlangıç safhasında olan genç vadilerdir.Enine Profilleri “V” harfine benzediği gibi bu isimle de anılırlar.

   Kanyon Vadiler: Yamaçları oldukça dik ve derin , tabanları genellikle dar vadilerdir.Daha çok platolar ve yatay uzanışlı yapılar üzerinde derine aşındırmanın yana aşındırmadan daha fazla olmasına bağlı olarak meydana gelirler.Kanyon vadilerin toprakları çabuk eriyebilen bir yapıya sahiptir. Ihlara Vadisi  ve Uşak Ulubey vadileri yurdumuzdaki en önemli kanyon vadileridir.

      Boğaz Vadi: :Boğaz vadi, iki depresyonu birbirine bağlayan akarsuyun derin bir şekilde yatağını yarması ile oluşmuş dar ve derin vadilere boğaz vadi denir.

    Geniş Tabanlı Vadi: Akarsu, yatağını taban seviyesine yaklaştırınca derine aşınım yavaşlar.Yatak eğiminin azalması akarsuyun menderesler çizerek yanal aşındırma yapmasına neden olur. Yanal aşındırmanın artması ile tabanlı vadi denir.

Menderesli Vadiler: Batı Anadolu’da yer alan Büyük   Küçük  Menderesler nehirlerinden adını alarak dünya literatürüne girmiş bir vadi çeşididir.Akarsu yatağında eğimin azalmasına bağlı olarak akarsuyun sağa-sola büklümler yaparak akmasıyla menderesler meydana gelmektedir.Kaba “S” ler çizerek akan akarsu karşısına çıkan iç bükey  kıvrımı  aşındırarak burayı oymakta, koparılan malzemeler daha aşağılarda yer alan dış bükey kıvrımlarda (yığınak)  biriktirilmektedir.Böylece akarsu adeta geniş bir vadinin dans ederek yatak değiştirmektedir.

Yarma Vadiler: Karşılarına çıkan yükselti basamaklarını enine kesen , topografyaya uymayan vadilerdir.Yarma vadilerin uzanışları ile üzerinde bulundukları arazinin eğimi arasında uyumsuzluklar bulunabilmektedir.Eski  bir arazinin daha sonradan meydana gelen yer hareketleri ile yükselmesi , üstte bulunan yumuşak tabakaların hızla aşındırılarak temelde yer alan sert kütlelere saplanma , geriye doğru aşındırmaya bağlı olarak ve kapalı havzaların dış drenaja açılımlarıyla boğaz görünümü vadiler meydana gelebilmektedir.

Asılı Vadi: Genellikle buzul istilasına uğramış bölgelerde , akarsuların denize döküldükleri falezli kıyılarda ve faylanmalara uğramış sahalarda görülürler.Yaygın olarak oluştukları bölgeler buzul bölgeleridir.Ana vadiler buzullar tarafından oyulur.

Akarsuların Oluşturduğu Diğer Şekiller:

Dev Kazanları: Akarsuların şelaleler  oluşturarak aktıkları vadi içlerinde başlangıçta suyun yukarıdan düşünmesine bağlı olarak , sonradan suyun burgaç vari şekilde dönerek tabanı aşındırmasına bağlı çukurlar oluşur.

Birikinti Konileri: Akarsular dağlık sahalardan ovalara veya düz alanlara doğru inerlerken eğiminin fazla olmasının etkisiyle bol miktarda enkaz taşırlar. Dağlık sahalardan düz alanlara geldiklerinde taşıma gücü  zayıflayan akarsular getirdikleri enkazı eğimin azaldığı yerlerde bırakarak akışlarına devam ederler.

Taraçalar: Deniz göl veya akarsu kenarlarında meydana gelebilirler.Akarsuların her iki kenarında bu günkü vadi tabanına göre yüksekte bulunan düzlüklere taraça veya seki denilmektedir.

 Karstik Şekiller: Yapısı kalker , jips , dolomit gibi kolay eriyebilen taşlardan oluşabilen sahalarda özellikle yağmur sularının teması sonucu özel şekiller meydana gelir.Bu şekiller karstik olarak adlandırılır.

Lapyalar: Karstik arazilerde en fazla rastlanan ve en kolay oluşabilen topografya şekilleri başında gelir. Genişlikleri ve derinlikleri birkaç cm.den 2metreye kadar olabilen lapyalar delikli , oluklu ve biçimsiz olabilmektedir.

Dolinler (kokurdanlar): Karstik şekiller arasında sık görülenlerden biriside dolinlerdir.Çanak şeklinde olan dolinlerin genişlikleri birkaç metreden bir km. ye kadar değişmekle birlikte çoğunlukla 50100 metre kadardır.

Uvalalar: Dolinlere göre daha geniş olan çanak şeklinde erime çukurlarıdır.Yan yana sıralanan dolinlerin aralarında bulunan yüksek kısımların  zaman içerisinde aşınması ve ortadan kalkması ile oluşurlar.

Polyeler (Gölovalar): Batı dillerinde polje olarak kullanılan bu terim dilimize polye olarak geçmiştir.Gölova anlamında da kullanılan polyeler, karstik sahalarda genişlikleri birkaç km2 den yüzlerce km2 ye kadar değişebilen kenarları dik taban kısımları düzce olan geniş çukurluklardır.

Obruklar:Su ile kolay eriyebilen kayaçlarla kaplı arazilerde oluşan silindir ve elips şekli , kenarları oldukça dik büyük doğal kuyulardır.Erimeye bağlı olarak oluşabildikleri gibi yer altı boşluklarının tavanlarının göçmesi ile de oluşabilmektedirler.Erime ile oluşan obrukların genişlikleri daha fazla ve kenarları yatıktır.

Mağaralar: Karstik sahalarda en fazla rastlanan yeryüzü şekillerinden birisini de mağaralar oluşturmaktadır. Kalkerlerin erime çatlaklarından kolayca yer altına sızan sular buralarda kayaçları eriterek yer altı boşlukları oluşturmaktadır.

Karstik biriktirme Şekilleri:

Travertenler:Karstik bölgelerde sadece aşınma şekillerine rastlanmaz .Yer altında bulundukları yerlerde kayaçları eriterek yeryüzüne veya mağara boşluklarına çıkan kalsiyum bikarbonatları suların içerisinde bulunan CO2  in havaya karışması ile bikarbonatlar çökelerek özel şekiller oluştururlar.Ülkemizde Denizli ilinde Kara hayıt’ta  ,Antalya traverten taraçaları görülmektedir.

Sarkıt Ve Dikitler: Mağara tavanlarında özellikle damlalar şeklinde sızan sular içerisinde bulunan CO2  in uçmasına bağlı olarak tavandan aşağıya sarkıtlar oluşur.Suların mağara tabanına düştüğü yerde de aşağıdan yukarıya doğru dikitler meydana gelir.Bazen bu sarkıt ve dikitler birleşerek sütunları oluştururlar.Ülkemizde Damlataş ve kaklık mağaraları sarkıt ,dikit ve sütunların en güzel örnekleridir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği paylaşın!